Sürmene, mavi ile yeşilin birleştiği Karadenizimizin güzel bir ilçesidir. Sert akan dereleri, vitamin dolu toprağından ve suyundan alan çayı ile bizleri kendisine hayran bırakmaktadır. Belkide insanların Sürmene Bıçağını bu denli sevmesi çayı sevmesinden gelmektedir.

Sürmene Bıçağının
tarihi çok eskiye kadar dayanmaktadır. Eski yıllardan atalarımız o zamanın bulabildikleri en sert maddelerinden biri olan tren rayı çeliklerini çekiç yardımı ile döverek incelte bildikleri kadar inceltirlerdi. Bukadarlada bitmiyor tren rayını dövüp incelettikten sonra oluşan çeliği büyük makaslar yardımı ile kesip 1000 derecelere kadar çıkan fırınlarda çeliği ısıtıp hemen ardından balık yapına sokarak bıçağa su verirlerdi.Balık yağına batırılmış çeliğin daha iyi kestiği söylenmekte.  İşte Sürmene bıçağını bukadar meşhur yapan şey bu su verme işlemiydi. Buradaki asıl marifet ustadaydı. Kendi eliyle dövdüğü çeliği kendi su verip sapını takıp azını işledikten sonra kullanmaya hazır hale getirirdi.

Sürmene bıçaının bukadar meşhur olması ustalarımızın marifetiydi. Şuan Sürmene bıçağını halihazırda yapan usta sayısı giderek azaldı. Sürmene bıçağı ustaları Sürmene'nin soğuksu mahallesinde bu sanatı devam ettirmektedirler.

Sürmene bıçağı bu denli popülerken tabiki bunu yan sanayisini yapan insanların sayısıda bir hayli çoğalmaktadır. Hali hazırda Sürmene bıçağını yapan usta sayısı giderek azalmakta. Yerini fabrika usulü bıçaklar almaktadır.

Yorumlar